9 Ekim 2008 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Önümüzde zor günler olduğunu söyleyen birçok ekonomistin dışında, olaylara farklı bir açıdan bakmak gerektiğini düşünüyorum ve düşünmek de gerekiyor. Ancak küçük ve orta ölçekli işletmelerimiz yıllardır sadece üreterek ayakta kalabileceklerini ve kar etmeye devam edeceklerini düşünüyorlar. Bu süreçte, bazen atılım yapmaya çalışan bazı işletmelerimiz olsa da; bu işletme sahipleri, satış ve pazarlamayı da kendilerinin kolayca yapabileceklerini düşünerek, bunun aslında çok profesyonel bir iş olduğunu ve uzmanları tarafından yapılması gerektiğini göz ardı ediyorlar. Ya da sadece üreterek ve kabuklarına çekilerek, aradaki süreci kuran fırsatçılara büyük paralar kazandırmakta kendileri ise sürekli düşük kar marjı ile çalışmaya devam ediyorlar. Her iki seçimde de bu ufak çaplı sermayeler zarar görmektedirler.
Bu iki zararlı seçimi de ayrıntılı anlatmak zorunda hissediyorum kendimi çünkü çevremizde bu süreçleri bilinçsizce takip eden çok fazla sayıda küçük ve orta ölçekli işletme sahibi var. Şimdi ilk seçimimizi yakından inceleyelim:
İşletme, bir mal üretiyor ve zaten babadan kalma ya da kendisinin zamanında işçiliğini bir iş olduğu için seçtiği üretim, piyasa şartları dahilinde yerine göre kaliteli ya da şartlar zor olduğunda kaliteden biraz ödün verilmiş bir üretim oluyor. Her şekilde de işletme sahibi üretimi ve süreçlerini çok çok iyi biliyor. Ama tabii ki küçük sermaye ile yapılan üretim de küçük ve kaliteden ödün verilmiş oluyor ve kar marjı, kira, vergi gibi sabit giderlerin de zorlamasıyla kar, daha da düşüyor. İşte bu şartlarda küçük işletme sahibi, kendisi için yapabileceği en büyük hatayı yapıyor ve üretimini çok iyi bildiği bu ürünün satışını da çok iyi bildiği kanısına kolayca varabiliyor ve maalesef bilmediği, bilmesi için çok fazla zaman harcamasının gerektiği, kendi içerisinde bile çok fazla dalları olan yani her şekilde başlıbaşına bir iş ve uzmanlık olan “satış ve pazarlama çabaları” sürecini” bildiğini kabul ediveriyor. “Ben, satış ve pazarlamamı kendim yaparım” diyerek yola çıkıyor. Satış, şekil şartlarının yani dükkan yerinin uygunluğu, o mala olan talebin zaman içerisinde ya da olaylara göre artması gibi durumlar sebebiyle artış gösterebilir; ancak bu asla üretimle uğraşan işletme sahibinin başarılı olduğu anlamına gelmez. Bu olay işletmeyi, rüzgarda havalanan yaprağa benzetir. Rüzgar devam ettikçe yaprak havada kalır, rüzgar dinince yaprak düşer; bir süre yerde durur ve tekrar rüzgar çıkmazsa, insanoğlu onu süpürür ve çöpe atar. Çünkü satış süreci diğer çevre şartlarına dayalı bir işletme, bu şartlar ortadan kalkınca ani bir duraklama dönemine girer; tabii ki durumu görmek isteyerek ve tekrar, ürettikleri mala bir talep olacağı umuduyla işletme sahipleri beklerler.Ancak konuyu bilmedikleri için burada uzman gözüyle neler yapılabileceğini de bilmezler. Temel anlamda pazarlama enstrümanlarını bilmek ve duruma ve zamana göre onları kullanmak beceri ve bilgi isteyen bir işlemdir. Bu bekleme süreçlerinde talep yaratılmazsa da işletme, ya rakipleri tarafından ki bunlar genellikle büyük sermayeli ve satış-pazarlama ekibi olan şirketler oluyorlar; köşeye sıkıştırılırlar ya da sermaye sıkıntısından dolayı tavsiye ediliyorlar. İşte, bütün bu durumları yaşamamak amacıyla, uzun süreli düşünerek hareket etmek için, uzun vadede büyük bir işletme olmanın hayal olmadığının bilincinde, bazı çabalar tabii ki mevcut ve genel ismi “pazarlama”. Herhalde Türkiye’de ne olduğu tamamen yanlış bilinen bir konu var ise o da “PAZARLAMA” dır. Pazarlama çabalarını, burada anlatmak istemiyorum; çünkü hem çok uzun ve geniş bir konu, hem de burada neşredilemeyecek kadar değerli bilgiler içeriyor. Ancak faydalarının, satış çabalarının faydalarının çok üstünde olduğu kesindir. İlki, işletmeniz uzun vadede ayakta kalır ve devamlı kendini geliştirir. Piyasa şartlarındaki arz-talep değişimlerini önceden görmeyi sağlar ve sağlam tedbirler aldırır, her zaman en kötü ve en iyiyi görme fırsatı tanır, bu iş, süreçlerinde iyi yapıldığında muhteşem bir istihbarat ağı kurabilir, uzun vadede net biçimde sabit giderlerde orantılı düşüş sağlar. Bu konuda en önemli nokta pazarlama çabalarının, bu konunun uzmanları tarafından yapılması gerektiğidir. İyi bir pazarlama taktiği, zaman (zaman,pazarlamanın en önemli parçasıdır) ve süreklilik küçük bir işletmeyi, dev bir holding haline getirebilir. Yanlış yapılan pazarlama çabaları bile az ya da çok faydalıdır ancak harcanılan paranın karşılığını vermekten uzak kalacağı için finansal anlamda, kısıtlı bütçeleri olan işletmelere zarar verebilir. Bu konuda aynı kişiler, personel ve çalışan ile beraber uzun vadeli çalışmak da süreklilik açısından en önemli noktadır. Personel sürekliliği yaşayamayan bir işletme hele küçük veya orta ölçekli ise gelişimine kendi eliyle balta vuruyor demektir. Çünkü bu durum sürecin işleyişinde ciddi kesintiler yaratır. Tavsiyem, bu konunun uzmanı olan, yani işi pazarlama olan şahıs veya firmalar ile çalışmanızdır ki bu düşündüğünüz kadar masraflı bir işlem de olmayacaktır. Uzun vadede, satışlarınız arttıkça, insanlar sizi veya firmanızı tanımaya başladıkça, markalaştıkça ne kadar faydalı bir seçim yaptığınızı anlayacaksınız. En kaba tarifiyle “Herkes işini yapmış” olur ve siz üretimde başarılı oldukça, satış ve pazarlama sıkıntılarınızı da gidermiş olursunuz.
Şimdi diğer seçiminiz olan “Ben sadece üretim yaparım, alıcı kim olursa olsun, kaça alırsa alsın beni ilgilendirmez; ben maliyetime göre fiyatımı belirlerim, satıcı kaçtan satarsa satar.” anlayışına. Bu seçimin sonu da gayet açık. En önemli noktası sizin malınızın son fiyatını yani alıcıya ulaşan fiyatını arada komisyon alan kişilerin belirlemesi ki bu bu durum, sizin işletmenizin geleceği konusunda kontrolü elinizle başkalarına bıraktığınızı gösterir. Ayrıca malınızı sadece üretmiş olursunuz ancak müşteri geri bildirimlerini birinci ağızdan alamadığınız tam anlamıyla ürününüzü geliştirme imkanınız da olmaz. Yani üretim sürecinize de zarar vermiş olursunuz.
Yani her iki seçimde de çok zararlı çıkmanız muhtemel değil; gerçek görünüyor. O zaman, artık yapmanız gerekeni biliyorsunuz. Size satış ve pazarlama çabalarınız için destek verecek iyi bir partner, ciddi hazırlanmış ve sadece satış-pazarlama çabalarına ayrılmış, karşılıkları belli bir bütçe ve en önemlisi ZAMAN gerekiyor. Çünkü hiçbir pazarlama çabası, etkisini çok kısa sürede göstermez, gösteremez. Fakat uzun vadede o kadar etkili olabilir ki, kısa vadede sağlayacağı faydaları hatırlatmaz bile…
Saygılar dilerim…
Barış KOŞUCU
Sales and After-Sales Specialist
05394792129
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder